Öncelikle merhaba ben Çağrı, 19 yaşındayım. Amerika sevdam ben lise 3’teyken başlamıştı. Telefon, bilgisayar ne varsa duvar kağıdına Amerikan bayrağı koyup İngilizceye çeviriyodum. İngilizcem yok denecek kadar azdı ve 1 sene içerisinde kendi başıma kursa vs. gitmeden B1-B2 seviyesine geldim. Green Carda başvurmak istiyordum ama hem 18 yaşında olmadığım hem de lise mezunu olmadığım için başvuramazdım. Mezun olduktan 1-2 ay sonra markete girmek durumunda kaldım. Hala içimde Amerikan ateşi yanıp tutuşuyodu. Green card hakkında videolar izledim nasıl başvuruluyor, ds260 nasıl doldurulur vs. Ekim ayına geldik ve 19.00’da açılacak olan başvuruyu 18.30’dan itibaren beklemeye başladım. 19.00 olduktan sonra tüm bilgileri girdim fotoğraf yüklerken hata verdi, paintten falan 5×5 olacak şekilde ayarlayıp bir şekilde yükledim ve 19.30 gibi başvurumu yaptım.
Market sektörünü bilen bilir zaman ilerledikçe bunalmaya başladım ve özel güvenlik sertifikasına başvurdum. İş yerinde yeri geldi acıktım susadım ama bir gün Amerikaya giderim diye 1 doların hesabını yapıp para biriktiriyodum. Mayısta eğitim başladıktan 1-2 gün sonra (aradan baya bir süre geçti) green card sonuçları açıklandı ve ‘you have been randomly selected’ yazısını gördüm. Eğitimde kafamda sürekli parayı nasıl bulcam, napcam, kime sorsam diye endişeler dolanıyordu. Normalde kimseye söylemeyecektim ancak belki birinin yardımı dokunur diye (dokunmadı :)) söyledim güvendiklerime. Hatta DS260 formunu bile doldurmayacaktım. Sonra dedim Allah büyük gün doğmadan neler doğar, doldurdum gönderdim bir yandan da hala para biriktiriyorum. Sanıyorum ki kazandık hemen mülakata çağıracaklar, case number diye bir şey varmış 7k civarıydı benim. Dua ediyorum Allah’ım inşallah mülakat alırım gibisinden, çünkü 2025 8klarda kapatmış bu sene de öyle olursa sınırdayım yetişmezse vs. Eylül Ekim derken bülten açıklandı 7750 olarak ve ilk aydan current oldum. Bende seneye haziran gibi mülakat alırsam paramı sorun etmezler diye plan yapıyorum çünkü az bütçem vardı o zamana kadar biriktirebilirdim. Çat 10 Ekimde mail geldi ’21 Kasım saat 8.00 Ankara ABD Konsolosluğu’ dedim aha gidemicez 3-5 para var kabul etmezler. Önümde 1 aydan fazla süre vardı. Pasaportum yoktu ve açıkçası yine tereddütte kaldım çıkartsam mı acaba buraya kadar mı diye. Sonra dedim gerekirse red alırız ben o mülakata gidicem dedim. 17 Ekimde pasaporta başvurdum 24 Ekim gibi elime geldi.
Belgeleri hazırlıyorum, pasaport için biyometrik fotoğraf çekinmiştim sonra karşıma bir video çıktı işte 5×5 olacak, nötr yüz ifadesi, sade kıyafet. Pasaporttaki fotoğrafım öyle değildi tekrar çekinmek durumunda kaldım risk almak istemedim. Pasaport geldikten sonra hemen Unganlardan randevu bakmaya başladım, mülakattan 3 gün öncesine boş randevu buldum. Bir yandan da herkesten yardım istiyorum linkedinden, instagramdan ama sonuç = kimse yardım etmedi. İş arkadaşlarım yardım etmek istediler önce kabul ettim ama daha sonra dedim öyle kazansam ne anlamı olacak benim için, iyi ki de kabul etmemişim. İşte son haftaya girmek üzereyiz banka hesap dökümünü çıkarttım USD-TL şeklinde. Başladım mülakat gününü beklemeye ama her gün dua ediyorum inşallah onaylarlar diye. 18 Kasım’da Unganlara gittim, randevu sırasına göre çağırıyorlardı. 2 sağ koluma 2 sol koluma aşı yaptılar, idrar testi, kan gibi bir çok şeye bakıyolar. Toplamda 4964TL + 440$ ödedim Unganlara. Çalıştığım için ertesi gün alamadım sağlık raporunu, mülakat gününden önceki gün 6’da kalktım sanki mülakata gidiyormuşum gibi yolu vs. öğrendim konsolosa gittim. Oradan Unganlara geçip sağlık raporumu alıp eve döndüm oradan tekrar iş yerine. Akşamdan herşeyimi ayarladım dolar, pasaport, belgeler…
Tek isteğim paramın az olmasına takılmamaları. Her neyse sabah 5.30da uyandım hazırlanıp çıktım. 5.50de başlaması gereken otobüs 6.20 de başladı dedim aksiliğe bak bugünü mü buldun. Neyse ki 7.10 gibi Konsolos önündeydim, gidip telefonumu, kartımı emanetçiye bıraktım başladım sıra beklemeye. Polisler uyarıda bulundu çakmak, akıllı saat vs. üzerinizde olmasın diye. Önce 7.30 randevusu olanları çağırdılar, 15-20 dk sonra 7.45 ve ardından 8.00. Pasaportumuzu bıraktık tüm kontrollerden geçtik sol tarafa baktım Amerikan bayrağı orda bi gaza geldim zaten. İçeri girdiğimde görevli green card için olanlar şu tarafa diye yönlendirdi. Gittiğim her gişeyi mülakat yeri zannedip heyecanlanıyorum. 330$ ödeme yapmak için cebimden çıkartıp ayarlamaya çalışırken döküldü tüm paralar, yanımdaki abiye belgeleri verdim sağolsun yerden başladım paraları toplamaya. Vize ücretini ödedikten sonra sağ tarafa yönlendirdiler ve numaramı beklemeye başladım. Numaram yandı (yine mülakat yapacakları yer sandım) Adli sicil kaydı, askerlik belgesi, banka dökümü, nüfus kayıt örneği, sağlık raporu, 2 adet biyometrik fotoğraf, diploma istediler öğrenci olduğumu söyleyip öğrenci belgemi de verdim, Türkçe mi İngilizce mi istediğimi sordular İngilizce dedim. Verdikten sonra tekrar ücret ödediğimiz tarafa geçip oturdum sıramı beklemeye başladım. Yanımdaki abla montuma kahve döktü dedim tüm aksilikler bugünü buluyor herhalde, neyse sildik falan sonra numaram yandı. Bismillah dedim yürümeye başladım. Good morning dedim, mülakatı yapan hanımefendiydi sürekli ‘sir’ diyorum heyecandan.
Mikrofonunu açtı sağ elimi kaldırıp yemin etmem gerektiğini söyledi. Sağ elimi kaldırıp ‘I swear’ dedim, ‘Thank you’ dedi. Parmak izimi aldı ve başladı sorulara; Nereye gitmek istiyorsun? – Las Vegas dedim çünkü araştırmalarıma göre en mantıklı burası olduğunu düşündüm. Arkası gürültülüydü bir şey daha sordu ama duyamadım ‘excuse me’ dedim ‘i want to live in las vegas’ dedim. ‘Why?’ diye sordu hafif tebessümle, giriş seviye işlerin daha fazla olduğunu söyledim ‘okay’ dedi başladı bilgisayara bişeyler yazmaya bir yandan banka dökümüne vs. bakıyor, Orada ailemin olup olmadığını, eğitime devam edip etmeyeceğimi, ne okuduğumu, şu anda ne iş yaptığımı, daha önce evlenip evlenmediğimi ve başka bir ülkeye gidip gitmediğimi sordu.
Tüm sorulara sadece yes, no diye cevap verdim. Daha sonra diplomamın kopyasına U.S. Embassy kaşesi bastı. Bana dönüp ‘Your visa has been approved’ dedi. ‘Thank you so much’ dedim bu kadar mıymış dedim içimden sonra gitmek üzereydim durup baktım acaba bir şey yapmam gerek mi diye, ‘Yes, that’s it.’ dedi ben de ‘Have a good day.’ dedim gülümseyerek. Onca stres 2-3 dakikalık mülakat içinmiş, sıkıntı ettiğim parayı sormadı bile bana. Elimdeki miktarı şöyle söyliyim herkes 15k dolar diyor rahat bir başlangıç için bendeki bu paranın 1/4’i falandı. O an anladım ki kimseden hiç bir yardım beklemeyin arkadaşlar. Duanızı edip elinizden geleni yaptıktan sonra gerisi nasip. Belki de bir test süreciydi benim için, kendi emeklerimle dualarımla başardım diyebiliyorum. Allah gitmek isteyen herkese nasip etsin inşallah. Benim maceram böyleydi şimdi asıl maceraya başlama zamanı. Green Card Forumda sorularımıza sabırla cevap veren herkese saygılarla…