Öncelikle herkese merhaba,
Uzun, yorucu ve belirsizliklerle dolu bir sürecin ardından biz de DV-2026 deneyimimizi paylaşmak istedik. Belki bizim yaşadıklarımız, benzer durumda olan veya ileride bu sürece girecek arkadaşlara bir nebze olsun yardımcı olur.
İlk kez başvurduğumuz yıl seçilmemiz bizim için büyük bir sürpriz oldu.
Seçildiğimizde bunun bizi nasıl uzun ve zorlu bir sürecin içine sokacağını elbette bilmiyorduk.
Sağlık muayenemiz – 10 Haziran 2026
Mülakat tarihimiz belli olduktan sonra sağlık muayenemizi 10 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdik.
Bu aşamanın ardından 24 Haziran’daki Ankara mülakatımızı beklemeye başladık.
Ancak bizim dönemimizde DV vizelerinin basımına ilişkin resmî duraklama kararı bulunuyordu. Dolayısıyla mülakata giderken her şey yolunda olsa bile vizelerimizin hemen basılamayabileceğini biliyorduk.
Ankara Konsolosluğu mülakatımız – 24 Haziran 2026
24 Haziran 2026 tarihinde altı kişilik ailemizle birlikte Ankara’daki ABD Konsolosluğu’nda mülakatımıza katıldık.
Mülakatımızı gerçekleştirdik ancak o tarihte yürürlükte olan DV vize basım duraklaması nedeniyle dosyamız 221(g) kapsamında beklemeye alındı.
Bize verilen 221(g) belgesi, sürecin en can sıkıcı anlarından biriydi.
Çünkü ortada bizim hemen çözebileceğimiz bir evrak eksikliğinden ziyade, vize basımını etkileyen genel bir duraklama vardı.
Bir yandan mülakat aşamasına kadar gelmiş olmanın sevincini yaşıyor, diğer yandan da ne zaman ve nasıl sonuçlanacağını bilmediğimiz bir bekleyişe giriyorduk.
Üstelik biz iki kişi değil, dört çocuğumuzla birlikte altı kişiydik. Dolayısıyla verilecek her karar yalnızca bizi değil, çocuklarımızın geleceğini de ilgilendiriyordu.
221(g) sonrası bekleyiş ve dava süreci
Mülakatımızdan sonra gelişmeleri yakından takip etmeye başladık.
DV-2026 sürecinde açılan davalar, mahkeme kararları, konsoloslukların uygulamaları ve vize basımına ilişkin gelişmeler gündemimizin önemli bir parçası hâline geldi.
Özellikle Medani v. Trump davasındaki gelişmeleri büyük bir dikkatle takip ettik.
Bir tarafta mahkeme kararları, diğer tarafta hükümetin itirazları ve devam eden hukuki tartışmalar vardı.
Bu süreçte en zor şey, kesin bir tarih veya sonuç bilmeden beklemekti.
Bugün olumlu görünen bir gelişmenin ardından ertesi gün yeni bir belirsizlik ortaya çıkabiliyordu.
DV-2026 mali yılının 30 Eylül’de sona ermesi de endişelerimizi artırıyordu. Normal şartlarda bu tarihin ne kadar önemli olduğunu biliyorduk.
Bizim için süreç yalnızca vize alıp alamamak meselesi olmaktan çıkmıştı. Ailece Amerika’ya yerleşme ihtimalimiz, çocuklarımızın eğitimi ve geleceğe ilişkin bütün planlarımız bu gelişmelere bağlıydı.
Ekim ayında yeniden doğan umut
Ekim ayına geldiğimizde Medani davasındaki gelişmelerle birlikte DV-2026 dosyaları açısından yeniden umut verici bir dönem başladı.
Mahkeme kararlarını, konsolosluk işlemlerini ve CEAC durumumuzu takip etmeye devam ettik.
Ancak bu dönemde de her şey tamamen netleşmiş değildi. Bir yandan vizelerin düzenlenmesine yönelik gelişmeler yaşanırken diğer yandan hukuki süreç devam ediyordu.
Bu nedenle olumlu haberleri görsek bile temkinli davranıyorduk.
19 Ekim 2026 – Sonunda ISSUED!
Ve sonunda beklediğimiz haber geldi.
19 Ekim 2026 tarihinde CEAC üzerinden dosyamızın durumunu kontrol ettiğimizde ISSUED yazısını gördük.
Aylar süren bekleyişin, 221(g) kararının, belirsizliklerin ve sürekli takip ettiğimiz dava sürecinin ardından bu yazıyı görmek gerçekten tarif edilmesi zor bir duyguydu.
Üstelik söz konusu olan tek bir vize değil, altı kişilik ailemizin vizeleriydi.
O ana kadar sürekli bir sonraki gelişmenin ne olacağını düşünürken ilk kez gerçekten Amerika’ya gidebileceğimize inanmaya başladık.
19 Ekim’deki ISSUED haberinden üç gün sonra, 22 Ekim 2026 tarihinde altı pasaportumuzu da vizeleri basılmış şekilde teslim aldık.
Pasaportlarımızı açıp vizeleri tek tek kontrol etmek bizim için unutulmaz bir andı.
Vizelerimizin son geçerlilik tarihi 10 Aralık 2026 olarak düzenlenmişti.
24 Haziran’daki mülakatımızdan 22 Ekim’de pasaportlarımızı teslim almamıza kadar yaklaşık dört ay geçmişti.
Bu süre boyunca umutlandığımız, endişelendiğimiz, beklediğimiz ve bazen ne olacağını kestiremediğimiz çok sayıda gün yaşadık.
Sonunda altı vizeyi de elimizde görmek bütün bu sürecin en güzel anı oldu.
Amerika’ya gidiş planımız
Şu anda planımız, ekim ayının son günlerinde ailece Amerika’ya giriş yapmak.
İlk etapta Missouri eyaletinin Springfield şehrine yerleşmeyi düşünüyoruz.
Dört çocuğumuzun okul hayatı, yeni bir ülkeye uyum sağlamak ve İngilizce konusu önümüzdeki dönemin en önemli başlıkları olacak.
Türkiye’de kurulu bir düzenimiz ve devam eden işlerimiz var. Bu nedenle altı kişilik bir aileyle başka bir ülkeye taşınma kararı elbette kolay değil.
Ama bütün bu sürecin sonunda elimize geçen fırsatı değerlendirmek istiyoruz.
Elbette bundan sonrası da ayrı bir macera olacak.
Teşekkür
Bu süreçte desteğini ve bilgisini bizden esirgemeyen Onur Demirel’ e, Mesut abiye ve Burhan abiye özellikle teşekkür etmek istiyorum.
Ayrıca hukuki mücadeleyi sürdüren avukatlara, gelişmeleri paylaşan forum ve Telegram gruplarındaki arkadaşlara, sorulara cevap veren ve deneyimlerini aktaran herkese teşekkür ederim.
Böyle belirsiz bir dönemde doğru bilgiye ulaşmanın ve aynı süreci yaşayan insanlarla iletişimde olmanın ne kadar önemli olduğunu gördük.
Bizim için 24 Haziran’da 221(g) ile başlayan bekleyiş, 19 Ekim’de ISSUED ve 22 Ekim’de altı pasaportumuzu teslim almamızla mutlu sona ulaştı.
Henüz vizesini alamayan, bekleyen ve hukuki süreçleri takip eden bütün arkadaşların da en kısa zamanda güzel haberler almasını diliyorum.
Umarım herkesin emeğinin ve sabrının karşılığını aldığı güzel sonuçlar olur.
Herkesin yolu açık olsun.
Allah hepinizin yardımcısı olsun.